Destekleyenler: forum  || coğrafya

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Tarih Bilimine Giriş  (Okunma Sayısı 3399 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
admin
Site Genel Yöneticisi
*

Karizma +21/-3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 965



Üyelik Bilgileri
« : Nisan 29, 2008, 06:10:14 ÖS »






Tarih Bilimine Giriş
 

 

A. TARİH BİLİMİ
1. Tarih Biliminin Konusu
Tarihin Tanımı:
Tarih, geçmiş zamanlarda yaşayan insan topluluklarının, her türlü faaliyetlerini yer ve zaman belirterek, sebep-sonuç ilişkisi içinde, tarafsız olarak anlatan bilim dalıdır.
Bütün yönleriyle insanlığın geçmişini inceler.
Geçmişle gelecek arasında kurulan bir köprüdür.
Tarih insanlığın ortak mirasıdır.
Tarih, insan topluluklarının sosyal, ekonomik, siyasi, kültürel, dini faaliyetlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini, kültürlerini, yer ve zaman belirterek, olayların sebeplerini, gelişmelerini ve sonuçlarını birlikte inceleyen bir bilim dalıdır.
Tarih sadece geçmişi araştırmakla kalmamakta, geçmişle günümüz ve gelecek arasında bir köprü görevi görmektedir.
Tarihine sahip çıkmayan, tarihini unutmuş bir millet, hafızasını kaybeden bir insana benzer.

Tarih Biliminin Özellikleri
1. Geçmişteki olayları inceler.
2. İnsan toplulukları tarafından meydana getirilir.
3. Belgelere dayanmalıdır.
4. Yer ve zaman belirtilmelidir.
5. Sebep-sonuç ilişkisi olmalıdır.
6. Objektif (tarafsız) olunmalıdır.
7. Tarihî olaylar tekrarlanamaz.
8. Deney ve gözlem yapılamaz.
9. Olayın meydana geldiği devrin şartları ve değer yargıları iyi bilinmelidir.
10.Araştırma mümkün olduğu kadar olayın geçtiği yerde yapılmalıdır.

Tarihin Konusu:
Geçmiş zamanda yaşayan insan topluluklarının her türlü faaliyetidir.

Tarihimizi Öğrenmenin Gerekliliği:
Türk milleti tarihin en eski ve en köklü milletlerinden biridir. Türkler; Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarına yayılan devletler kurmuşlardır. Bu bölgelerde Türk dilinin, Türk sanatının, Türk kültürünün izleri bugün bile sürmektedir.
MÖ III. yüzyılda Hunlarla başlayan Türk Tarihi günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

Tarihimizi iyi öğrenmekle;
Vatan, Millet sevgimiz gelişecektir.
Millet olarak geleceğe daha güvenle bakabilecek duruma gelebiliriz.

Tarih Biliminde Yer ve Zamanın Önemi:
Yer ve zamanın belirtilmesiyle olayın gerçek olup olmadığını anlarız.
Olayın geçtiği yer ile olayın meydana geldiği zaman dilimi o olayın sebep ve sonuçlarını belirlememizde gereklidir. Çünkü o yerin iklimi, yaşam şartları, madenleri, o zaman içindeki nüfusu, o zaman içindeki toplumsal değerler olayın meydana geliş sebeplerini oluşturabilirler.
Tarih Biliminde Sebep-Sonuç İlişkisinin Önemi:
Tarihte, bütün olaylar bir zincirin halkaları gibi birbirine bağlıdır. Her olay kendisinden önceki olayın sonucu, kendisinden sonraki olayın sebebidir. Önceki olayı bilmezsek, sonraki olayı kavrayamayız.

Tarih Biliminde Olay ve Olgu Kavramları:
Olay, insanları ilgilendiren, sosyal, siyasal ve dînî alanlarda meydana gelen, başlangıcı ve bitişi beli olan gelişmedir.
Olgu, aynı özellikteki tarihi olayları kapsayan ve belli bir süreci ifade eden genel bir kavramdır. Meselâ:
Olay > Anadolu'nun Türkler tarafından fethi
Olgu > Anadolu'nun Türkleşmesi
Olay > Amerika'nın keşfi
Olgu > Sömürgeciliğin başlaması

2. Tarih Biliminin Yöntemi
Tarih Biliminin Yöntemi:
Tarih biliminin en önemli özelliği, tekrar edilememesi, deney ve geçmiş olaylarda gözlemlerin yapılamamasıdır.
Tarih biliminin yöntemi; kaynakların araştırılması, tasnif, tahlil, tenkit ve sentezinin yapılmasıdır.
Tarihî olayları araştıran bir tarihçi, sırasıyla aşağıdaki yöntemleri uygular.
1. Kaynak Arama: Önce olayla ilgili kaynaklar aranır. Kaynaklar ikiye ayrılır:
a) Ana Kaynaklar / Birinci El Kaynaklar: Olayın geçtiği döneme ait kaynaklardır.
b) İkinci El Kaynaklar: Ana kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan kaynaklardır. Ayrıca kaynakları yazılı ve yazısız kaynaklar diye de ikiye ayırabiliriz:
1. Yazılı Kaynaklar: Kitabeler, fermanlar, kanunlar, mahkeme kayıtları, noterlik yazıları, gazeteler, dergiler vb...
2. Yazısız (Sözlü) Kaynaklar: Evler, kaleler, tapınaklar, heykeller, silah, eşyalar, destanlar, efsaneler, fıkralar, atasözleri örf ve adetler vb...

2. Verileri Tasnif, Tahlil ve Tenkit Etme:
a) Tasnif (Sınıflandırma): Elde edilen bilgiler zamana, mekâna ve konuya göre tasnif edilir.
b) Tahlil (Analiz, İnceleme): Kaynaklardan elde ettiğimiz bilgiler güvenilir mi? Karşılaştırma yapılarak bilgiler bu yönde incelenir.
c) Tenkit (Eleştiri): Elde edilen bilgilerin işe yarayıp yaramadığı, hangi bilgilerin kullanılacağı belirlenir.

3. Sentez (Birleştirme):
Kaynaklardan elde edilen bilgilerin düzenlenerek yazılması aşamasıdır. Yazarken;
Olaylar, o dönemin şartları göz önüne alınarak,
İyi bilinmeyen bir olayı, benzer olaylarla açıklamaya çalışmamak ilkelerine dikkat edilmelidir.

3. Tarihin Tasnifi (Sınıflandırılması)
1.Zamana Göre Sınıflandırma: (Yontma Taş Çağı, Ortaçağ Tarihi, 9. Yüzyıl Tarihi gibi)
2.Mekâna (Yere) Göre Sınıflandırma: (Türkiye Tarihi, Avrupa Tarihi, Çorum Tarihi gibi)
3.Konuya Göre Sınıflandırma: (Tıp Tarihi, Sanat Tarihi, Hukuk Tarihi gibi)

Tarihin Sınıflandırılmasının Sebebi:
Öğrenmeyi, öğretmeyi ve araştırmayı kolaylaştırmaktır.

Tarih ve Yazı İlişkisi
Yazı, Mezopotamya'da Sümer şehir devletleri zamanında bulunmuştur. (M.Ö. 3200-3500)
Yazı, tarih bilgilerinin ortaya çıkmasına hız kazandırmıştır.
Yazının bulunuşu tarihçiler tarafından tarihin başlangıcı olarak kabul edilir.
Tarih yazının icadıyla başlar.
Tarihçiler yazının bulunuşunu tarihin başlangıcı olarak kabul ederler. Çünkü yazının bulunuşu ile birlikte o dönemler hakkındaki bilgilerimiz birdenbire artmıştır.
Bu nedenle yazının icadından önceki dönemlere, o dönem hakkındaki bilgilerimiz sadece yazısız belgelere dayandığı ve az olduğu için Karanlık Devirler veya Tarih Öncesi Devirler denir.
Yazının bulunuşundan sonra bilgilerimiz birden bire artar. Yazının icadından sonraki dönemlere de Tarih Devirleri (Çağları) denir.

Tarihin Çağlara Ayrılması
A) TARİH ÖNCESİ DEVİRLER
I. TAŞ DEVRİ:
a) Kabataş Devri: İnsanlığın en ilkel dönemidir. Araç gereç yoktur. İnsanlar toplayıcılıkla geçinir
b) Yontmataş Devri: Araç gereç yapımı vardır. Avcılık başlar. Mağara resimleri yapılır. Devrin sonuna doğru ateş bulunur.
c) Cilalıtaş Devri: Topraktan kap-kacak yapımı başlar. Tarım faaliyeti başlar, hayvanlar evcilleştirilir.
Cillataş ile bakır devri arasındaki geçiş dönemine Kalkolitik Devir denir.
II. MADEN DEVRİ:
a) Bakır Devri: Madenler işlenir.
b) Tunç Devri: İlk şehir (site) devletleri kuruldu.
c) Demir Devri: Devrin sonunda yazı bulundu.

B) TARİH DEVİRLERİ
a) İlkçağ: (Yazının İcadı M.Ö. 3200 – Kavimler Göçü 375)
b) Ortaçağ: (Kavimler Göçü 375 – İstanbul’un Fethi 1453)
c) Yeniçağ: (İstanbul’un Fethi 1453 – Fransız İhtilali 1789)
d) Yakınçağ: (Fransız İhtilali 1789 – Günümüze dek.
Tarihi çağlara ayırmanın bilimsel bir yönü yoktur. Araştırmayı ve öğrenmeyi kolaylaştırmak içindir.
Günümüz için atom çağı, uzay çağı, bilgi çağı gibi tanımlamalar da yapılmaktadır.

4. Tarihin Diğer Bilimlerle İlişkileri
1. Coğrafya: Tarih, olayın geçtiği yerin fizîki ve beşerî özelliklerini Coğrafya'dan öğrenir.
2. Arkeoloji: Toprağın ve suyun altında kalmış olan tarihi eserleri ortaya çıkarır. Kazı bilimi.
3. Kronoloji: Tarihi olayların zamanlarını belirleyerek, meydana geliş sıralarını düzenler. Takvim bilimi.
4. Paleografya: Eski yazıların okunmasını sağlayan bilim dalıdır. Yazı bilimi.
5. Epigrafya: Taş, mermer gibi sert cisimler üzerine yazılan yazıları inceler. Kitabeler Bilimi.
6. Sosyoloji: Sosyal olayları, insanlar ve toplumlar arası ilişkileri inceler.
7. Antropoloji: Toplumların ırk yapılarını inceler.
8. Filoloji: Dilleri ve diller arasındaki bağları inceler.
9. Etnografya: Örf, adet, gelenek ve görenekleri inceler.
10. Diplomatik: Günümüze kadar gelmiş olan resmi belgeleri, fermanları vb. inceler.
11. Heraldik (Mühür Bilimi): Resmi belgelerdeki mühür, arma ve özel işaretleri inceler.
12. Nümizmatik / Meskûkât: Para Bilimi
13. Kimya (Karbon 14 Metodu): Herhangi bir tarihî eserin yaşını hesap eden bilimdir.
14. Onomatoloji: Yer adlarını inceleyen bilim dalıdır.
15. Şecere: Soy kütüğü bilimidir.
Bunlardan başka tarihe yardımcı bilimler arasına Felsefe, İstatistik, Psikoloji, Astronomi, Tıp gibi birçok bilimi katabiliriz.

B. ZAMAN VE TAKVİM
1. Takvimin Ortaya Çıkışı ve Tanımı
Takvim: Zamanı günlere, aylara, yıllara bölme metodudur.
İnsanlar zamanı ölçerken ölçü aracı olarak güneşi ve ay'ı kullanmışlardır.
Güneşi kullananlar dünyanın güneş etrafında bir tam dönüşünü esas almışlardır (365 gün 6 saat).
Bu şekilde güneşe göre oluşturulan takvimlere Güneş Takvimi diyoruz.
Ay'ı kullananlar ise ayın dünya etrafında 12 kez dönmesini (12 x 29.5 =354) esas almışlardır. Bu şekilde aya göre oluşturulan takvimlere Ay Takvimi diyoruz.

Tarihte ilk güneş takvimini Mısırlılar,
İlk ay takvimini de Sümerler kullanmışlardır.

Her toplum kendi takvimini oluştururken kendileri için önemli saydıkları bir günü başlangıç olarak kullanmışlardır.
Örnek olarak;
Romalılar, Roma'nın kuruluşunu,
Müslümanlar, Hz. Muhammed’in hicretini,
Hıristiyanlar, Hz. İsa'nın doğumunu takvimlerinin başlangıcı yapmışlardır.

2. Türklerin Kullandıkları Takvimler
1. 12 Hayvanlı Türk Takvimi:
Türklerin kullandığı en eski takvimdir.
Güneş yılını esas alır.
Bu takvimde her yıl bir hayvan adıyla anılıyordu.
2. Celâlî Takvimi:
Büyük Selçuklular zamanında Melikşah tarafından Ömer Hayyam ve ekibine hazırlatılan bu takvim güneş yılına göre hazırlanmıştı.
3. Hicrî Takvim:
Ay yılını esas alır.
Başlangıç olarak Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicret ettiği 622 yılını alır.
Günümüzde Ramazan ayı, kutsal gün ve gecelerde bu takvimi kullanmaktayız.
4. Rumî Takvim:
Osmanlı Devleti'nde resmî ve malî işlerde kullanılmak üzere 19. yüzyıl başlarından itibaren yürürlüğe giren takvimdir.
Güneş yılını esas alır.
5. Milâdî Takvim:
1926'dan itibaren kullandığımız takvimdir. Güneş yılını esas alır. Temeli Mısırlılara dayanır. İyon ve Yunanlılar kanalıyla Batı'ya aktarılmıştır. Romalılar Sezar zamanında Jülyen takvimi olarak düzenlemiş ve kullanmışlardır. Yeniçağ'da Papa XII. Gregor tarafından yeniden yapılan düzenlemelerle Gregoryen Takvimi olarak anılmıştır. Miladî takvim Hz. İsa'nın doğuşunu başlangıç olarak kabul eder.
Yüzyıl (Asır)
Tarihlendirmede 100 yıllık zaman dilimi kullanılır. Bu zaman dilimine yüzyıl (yy) denir.



Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: