İNAM ATA
(ASİF ATA)
BÜTÜNLÜK HAKİKATİ
(33. Kutsal Kitap)
PARÇALANMA – PARALANMA
İnsan Hayatı Parçalanıyor, Paralanıyor; Toplum İnsan Hayatını Parçalıyor, Paralıyor; Din İnsan Hayatını Parçalıyor, Paralıyor; Felse¬fe İnsan Hayatını Parçalıyor, Paralıyor. Geçim İnsan Hayatını Parçalıyor, Paralıyor.
İnsanı Bende sayıyorlar – Parçalıyorlar – Paralıyorlar.
İnsanı “Düşünen Hayvan” adlandırıyorlar – Parçalıyorlar – Paralıyorlar.
İnsanı “Siyasi Varlık” adlandırıyorlar – Parçalıyorlar – Paralıyorlar.
İnsanı “İctimai Varlık” adlandırıyorlar – Parçalıyorlar – Paralıyorlar.
İnsanı cinsi İhtiras Aleti sayıyorlar – Parçalıyorlar – Paralıyorlar.
İnsanı Gaddar, Amansız, Ahlaksız “Fevqelinsan” Aleti sayıyorlar – Parçalıyorlar – Paralıyorlar.
İnsan – Ağalaşıyor – Parçalanıyor, Paralanıyor.
Köleleşiyor – Parçalanıyor, Paralanıyor.
Tabakalaşıyor – Parçalanıyor, Paralanıyor.
İnsandakı Mutlaklığı inkar ediyorlar. İnsanın Ortamdan, Çevreden, Zaman¬dan, Toplumdan Üstünlüğünü inkar ediyorlar, Özümlüğünü inkar ediyorlar, – Kamilleşme İmkanını inkar ediyorlar.
İnsanın özünde Mutlaklık – yani Ezeli, Ebedi, Sonsuz, Kamil Hayır – taşıdığına, yaşattığına İnanmıyorlar.
İnsanı Bütün görmüyorlar – İnsanda Bütünlük görmüyorlar.
İnsan özünde Mutlaklık taşıyan, bu sebepden de Ortamdan, Çevreden, Zamandan, Toplumdan Üstün olan, Mutlak¬laş¬mağa can atan ve Mutlaklaşmağa Kadir olan Ruhani Varlıktır – bunu görmüyorlar.
Ortama baş indiren İnsan yaratıyorlar, – İnsanı Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Muhite, Çevreye baş indiren İnsan yaratıyorlar, – İnsanı Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Zamana baş indiren İnsan yaratıyorlar, – İnsanı Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Topluma baş indiren İnsan yaratıyorlar, – İnsanı Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
İnsanı Ortam Aletine dönüştürüyorlar – Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
İnsanı Çevre Aletine dönüştürüyorlar – Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
İnsanı Zaman Aletine dönüştürüyorlar – Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
İnsanı Toplum Aletine dönüştürüyorlar – Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Öteride (Anide) Ezelini yitiriyorlar, – Hayatı Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Geçicide Ebedini yitiriyorlar, – Hayatı Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Sonluda Sonsuzu yitiriyorlar, – Hayatı Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Nakısda Kamili yitiriyorlar, – Hayatı Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Parçalanmış, Paralanmış İnsan yaranıyor.
Parçalanmış, Paralanmış Hayat yaranıyor.
Bütünlük İhtiyacı yaranıyor – Kesin, Tam.
1. MATERİYACILIK – İDEACILIK
Felsefeni İdeacılığa (İdealizme) ve Materyacılığa (Materyalizme) bölüyorlar, – Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Hayat Cismanilikten ibaretdir – diyor materyalistler.
Hayat İdealardan ibaretdir – diyor idealistler.
İdeayı cisimden, cismi İdeadan Ayırıyorlar.
Dünyaya bakış Parçalanıyor, Paralanıyor...
Cismanilik Felsefesi, İdeaçılık Felsefesi yaranıyor – Felsefe Hakikatden uzaklaşıyor, çünki Parçalanan, Paralanan Hakikat – Hakikat olmuyor.
Dünyaya, Hayata, İnsana Bütün görüm – Mutlaklık görümü lazımdır.
Dünya – İdeadan ibaret değil, çünki İdea Mahiyetin, Anlamnın özü değil, ifadesidir.
Hayat – İdeadan ibaret değil, çünki İdea Mahiyetin, Anlamnın özü değil, ifadesidir.
İnsanlık – İdeadan ibaret değil, çünki İdea Mahiyetin, Anlamnın özü değil, ifadesidir.
Dünya, Hayat, İnsanlık – cismaniden ibaret değil, çünki cismani öteridir (anidir), geçicidir, sonludur, nakısdır – bu sebepden de ölümlüdür.
Dünya – öz Mutlak Özümlüğünden, Mahiyetinden, Anlam¬ın¬dan yaranıp.
Dünyadakılar hemin Mutlaklığın Tezahürüdür, İdealar onun İfadesidir.
Mutlaklık cismaniliği İdealara karşı, İdeaları cismaniliğe karşı koymuyor.
O, Dünyaya Bütün, Geniş bakıyor: Cismanilik – Mahiyetin Tezahürü, İdeaçılık – Mahiyetin İfadesi sayılıyor.
Dünya – Dünyalık adlı Mahiyete dayanıyor: Cismanilik Dünyalığın Tezahürü, İdeaçılık – Dünyalığın ifadesidir.
Hayat – Hayatlık adlı Mahiyete dayanıyor: Cismanilik Hayatlığın Tezahürü, İdeaçılık Hayatlığın İfadesidir.
İnsan – İnsanlık adlı Mahiyete dayanıyor: Cismanilik İnsanlığın Tezahürü, İdeaçılık – İnsanlığın İfadesidir.
Dünya, Hayat, İnsanlık – cismanilik de değil, İdeaçılık da, – o, Mutlakcılıkdır – Mahiyetciliktir, Anlamçılıktır, Özüm¬çülüktür.
Dünyanın Mutlak Esası – Özümlüğü var; o, yadlığa dayanmıyor; Dünya Özümlüğünden doğuyor, onun Yaradana, Allaha ihtiyacı Yoktur.
Mutlaklık Dünyanın Özümlüğündedir.
Materyalizm ve İdealizm – Parçalanan, Paralanan İdrakdır, bu sebepden de Hakikata Yetmiyor, çünki Hakikat Bütündür – Parçalanmıyor, Paralanmıyor.
Mutlakcılık İdrak Bütünlüğüdür, bu sebepden de Hakikata yetiyor. Bütün İdrak – Bütün Hakikata Yetiyor.
2. ALĞILAYAN – ALĞILANAN
(Subjekt – Objekt)
Alğılayanla (Subjekt) Alğılanan (Objekt) arasında Tezat yaratıyorlar – İdrakiliği Parçalıyorlar, Paralıyorlar Materya¬listler.
Alğılayandan başka Alğılanan bilmiyorlar – Subjektden baş¬ka Objekt görmüyorlar, Alğılananı Alğılayanda yitiriyorlar Subjektif İdealistler – İdrakiliği Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
“Alğılayan Alğılananı yaratıyor” diyorlar Kantcılar – İdrakiliği Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Aslındasa Alğılayanla Alğılanan arasında Mahiyet Birliği var – Dünyalıkla İnsanlık arasında Mahiyet Birliği var.
Hayatlıkla İnsanlık arasında Mahiyet Birliği var.
Harici Alem Mahiyetce Dahili Alemle Tendir.
Dünyanı Alğılayan – Mahiyetce İnsanı Alğılıyor – İnsanlığı Alğılıyor. (Zekacılar)
Dünya Tezahürleriyle İnsana Yaddır, Mahiyetiyle İnsanla Birdir.
Dünyada İnsanlık var – İnsanda Dünyalık.
Hem Dünya, hem İnsan – Ezeli, Ebedi, Sonsuz, Kamil Mahiyete malikdir.
Dünyayla İnsan arasında Tezahür Yadlığı var – Mahiyet Yadlığı Yoktur.
Dünyayla İnsan arasında Hadise Yadlığı var – Anlam Yadlığı Yoktur.
Dünyadakılar İnsandan Haricdedirler; Dünyanın Mahiyeti İnsan¬la Birdir.
Dünyadakıları alğılayan Bilim Haricdekileri alğılıyor; sub¬jekt-objekt ilişkileri yaratıyor; – Tezahürü Mahiyetden ayırıyor, – bu bucuklu İdrakilikdir Aslında .
Hakiki İdrakilik – Alğılayan ve Alğılanan; İnsan ve Dünya Birliğine Yetmekdir; Dünyaya Bütün Münasebet sergilemektir.
Bu görevi Mutlakcılık Felsefesi görüyor.
Hem Dünyanın, hem de İnsanın kökeni, esası – Mutlak Mahiyetdir; – yani Ezeli, Ebedi, Sonsuz, Kamil Hayırdır.
Yani Dünya ve İnsan Mahiyetce Birdir.
İdrak Aslında Yakını Uzaklaştırmak yok, Uzağı Yakınlaş¬tırmak Maksadı gütüyor.
İnsan Dünyanı alğıladıkca – ona Yakınlaşıyor; “yadlaştıkca” “özümleşiyor”.
Mutlakcilik – İnsan–Dünya Bütünlüğünü alğılıyor; İnsan-Dünya Münasebetlerini Bütün görüyor.
Materyalizmin “Haricileşme” yönü – Dünyanı büyütmüyor, küçültüyor, – burada Dünya İnsanı yitiriyor.
“Subjektiv İdealizm”in İnsanileşme Yönü – İnsanı Büyüt¬müyor, Küçültüyor – onu Dünyasız koyuyor. Kantcılığın “İdrak Dün¬yanı yaratıp” iddiası – Dünyanı Temelsiz koyuyor; İdrakı Mahiyetsizleştiriyor: Özüne kapılan İdrak Dünya adlı Temelini yitiriyor, Yükselten görünüyor, Aslında küçültüyor.
Dünyanı alğılamak onun Mutlaklığını alğılamaktır.
Mutlakcılıkta – Dünyacılık–İnsancılık Birliği Tasdik olunuyor.
3. ZEKA – DUYGU
Duygudan ayrılmış Zeka Felsefesi Yaratıyorlar Rasyonelistler (Zekacılar).
Zekadan ayrılmış Duygu Felsefesi Yaratıyorlar Sensualistler (Duyguçular).
Duygusuz Zeka Felsefesi yaratıyorlar.
Zekasız Duygu Felsefesi yaratıyorlar.
Duygusuzluk Felsefesi yaratıyorlar.
Zekasızlık Felsefesi yaratıyorlar.
Duygunu Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Zekanı Parçalıyorlar, Paralıyorlar.
Aslında Duygu – Zeka Çayıdır; Zeka – Duygu Dağıdır.
Rasyonelizm – Zekayı Donduruyor.
Sensualizm – Duyguyu Dağıtıyor.
Zeka – Duygu mecrasındadır.
Duygu – Zeka akarındadır.
Zeka Duyguyu nizamlıyor.
Duygu Zekayı istifade ediyor.
Zekanın Duygu Zenginliği var.
Duygunun Zeka Zenginliği var.
Duygu Zenginliğinden yoksun olan Zeka – Yoksulluktur.
Zeka Zenginliğinden yoksun olan Duygu Yoksulluktur.
Duygusuz Zeka – Yoksulluktur.
Zekasız Duygu Yoksulluktur.
Duygusuz Zeka vasıtasıyla Hakikata Yetmek olmaz.
Çünki Duyulmayan Hakikat – Hakikat değil.
Zekasız Duygu vasıtasıyla Hakikata Yetmek olmaz, çünki İdraksız Hakikat olmuyor.
İdraklı Hakikat – Duyuluyor.
Duyulan Hakikat – Alğılanıyor.
Duygusuz Zeka vasıtasıyla İnama Yetmek olmaz.
Çünki Duyulmayan İnam olmuyor.
Zekasız Duygu vasıtasıyla İnama Yetmek olmaz.
Çünki İdraksız İnam olmuyor.
Duygusuz Zeka vasıtasıyla Maneviyata Yetmek olmaz.
Çünki Duyulmayan Maneviyat olmuyor.
Zekasız Duygu vasıtasıyla Maneviyata Yetmek olmaz.
Çünki İdraksız Maneviyat olmuyor.
Duygusuz Zeka vasıtasıyla İradeye Yetmek olmaz.
Çünki Duyulmayan İrade olmuyor.
Zekasız Duygu vasıtasıyla İradeye Yetmek olmaz.
Çünki İdraksız İrade olmuyor.
Rasyonelizm ve Sensualizm İdrakı Parçalıyor, Paralıyor.
Sırf Zeka Felsefesi – Eksik İdrak Felsefesidir.
Sırf Duygu Felsefesi – Eksik İdrak Felsefesidir.
Her ikisinde İdrak öz Bütünlüğünü yitiriyor.
Mutlakcilik Zeka–Duygu Birliğini – İdrak Bütünlüğünü Tasdik ediyor; Duygulu Zeka, Zekalı Duygu Hakikatine dayanıyor.
4. BİLİNÇ – BİLİNÇSİZLİK
Bilinçsizliği, Bilinçaltılığı Bilinçe karşı koyuyorlar; İnsan Hayatı¬nın esasını Bilinçsiz eğilimlerde, cinsi ihtiraslarda, kolektif içgüdü¬lerde görüyorlar Freydciler; İnsanla Hayvan, sağlamla hasta ara¬sında Farksızlık buluyorlar; İnsanı Hayvanlaştırıyorlar, Sağlamı Hastalandırıyorlar.
Aslındasa Bilinçsizlik, Bilinçaltılık adlanan ne varsa – Bilinçin aşağı basamağıdır; İnsanın Hayvandan, Sağlamın Hast¬adan Farkı Tamdır, Bütündür; İnsan Hayatının Temeli Bilinçtir – (Duygu da Bilinçin niteliğidir); “Bilinçsizlik”, “Bilinçaltılık” İnsan Psikoloji¬sinin Derinliğinde yok – Yüzdedir; – Freydin, Yungun yarat¬tıkları Derinlik Psikolojisi Aslında Yüzeysellik Psikolojisidir. İnsanın – Hayvansal Temeli Yoktur, İnsani Temeli var; Hasta Temeli Yoktur – Sağlam Temeli var.
İnsanı Bilinç yöneltiyor – İçgüdü yöneltmiyor; Freydcilik – Bilimsel Nazariye değil – Bilimsel esatirdir – İnsan üzerinde Libido (cinsi eğilim) Diktatörlüğü – Uydurmadır; İnsanı Aşağılamaktır; “Psikoloji” Dindir, bioloji Kısmetcilikdir: İnsan üzerinde Bilinç¬sizlik, Bilinçaltılık Ağalığı – iddiası Allah Kadirsizliğidir; toplumçuluğun Psikolojiye şamil edilmesidir.
Özünde Mutlaklık taşıyan Varlığı Bilinçsizliğe, Bilinçaltılığa bağlamak – onu Anlamamakdır.
Ortamdan, Çevreden, Zamandan, Toplumdan Üstün olanı – Bilinçsizliğe, Bilinçaltılığa bağlamak – onu Anlamamaqdır.
Mutlaklığa can atan ve Kamilliye Kadir olan Varlığı – Bilinçsizliğe, Bilinçaltılığa bağlamak – onu Anlamamaktır.
“Bilinçsizlik Psikolojisi” İnsanı alğılamıyor, Kayıt ediyor ve Kayıt esasında geniş konsept Uyduruyor.
Bilinçsizlik Psikolojisi – Anlamamak Anlağıdır.
“Edip kompleksi” iddiası (cocuğun anasına Bilinçaltı cinsi eğlimi ve atasına rekabet Duygusu hakkında uydurma) Nazariye değil, Mitoloji guraştırmadır, uydurmadır.
İnsanın anadangelme nevrozluğu, ahlakın İnsan Tabiatini ayaklaması hakkında iddia bulanık Hayalın mahsuludur.
“Bilinçsizlik Psikolojisı” İnsanı yapay olarak İkileştiriyor. Aslındasa İnsan nakıslıktan kurtulmasa da – Mahiyetce birdir, Bütündür; – Bilinçsizlik, Bilinçaltılık adlanan ne varsa, – Bilinçin Tezahürüdür.
İnsanda İçgüdü bu ve başka derecede Bilinçlidir.
Bilinçsizlik Psikolojisinin yazılması sebepi – İnsana İnamsızlıktır.
Freydizm – Felsefe değil – haldır, keyifdir – İnamsızlık halidir, keyifdir.
Mutlakçılık – Bütün, Yetkin İnsan Felsefesidir, İnsana İnam Ruhani¬li¬ğidir, İnsançılık Hakikatidir.
5. GERÇEKLİK – İDEAL
Gerçeklik vasıtasıyla İdealı reddediyorlar.
İdeal vasıtasıyla Gerçekliği reddediyorlar.
İdealsız Gerçeklik yaratıyorlar, – Gerçekliksiz İdeal yaratıyor¬lar. Gerçekliği İdealsızlaştırıyorlar; İdealı – Gerçeksizleştiriyorlar.
İdealsız Gerçeklik – Mahiyetsiz, Anlamsız Gerçeklitir.
Gerçekliksiz İdeal – Tezahürsüz İdealdır.
İdeal – Gerçekliğin Mahiyetine, Anlamına yetiyor; Gerçekliği reddetmiyor, Tasdik ediyor.
Gerçeklik İdealı reddetmiyor, gerçekleştiriyor.
Hayat Anlamsızlaşanda – İdealsızlaşıyor.
İdeal – Hayatsızlaşanda – Cansızlaşıyor.
İdealın canlılığını Gerçeklik ifade ediyor. Gerçekliğin Anlamlı¬lığını İdeal ifade ediyor.
İdeal Gerçeklikde canlanıyor.
Gerçeklik İdealda Anlamlanıyor.
İdeal – canlı Anlamdır.
Gerçeklik – Anlamlı canlılıktır.
Gerçeklik İdealla Bütündür, İdealsız Parçalanmış, Paralan¬mış durumdadır.
İdeal – Gerçeklikde Bütündür, Gerçekliksiz Parçalanmış, Para¬lan¬mış durumdadır.
İdeal Gerçeklikden Üstündür, çünki Gerçekliğin Anlamı Gerçeklikden Üstündür; İdeal Gerçekliğin Anlamından Üstün değil, bu sebepden de Gerçekliği reddetmiyor.
İdeal Gerçeklikden Üstündür, hem de Gerçeklikle Birdir; İdeal Gerçekliğin Mahiyetiyle Birdir; bu sebepden de İdeal Üstünlüğü Gerçeklikle Birliği reddetmiyor, Tasdik ediyor.
Gerçeklik İdealdan Eksikdir; ancak Anlama karşı değil, ona meyil ediyor, Mahiyetce onunla Birdir; İdeal Gerçekliği Anlama Yükseltiyor.
Gerçeklik İdeal vasıtasıyla Anlama yükseliyor.
İnam – İdeal Gerçekliğidir, gerçeklik İdealıdır.
İdrak – İdeal Gerçekliğidir, gerçeklik İdealıdır.
Maneviyat – İdeal Gerçekliğidir, gerçeklik İdealıdır.
İrade – İdeal Gerçekliğidir, gerçeklik İdealıdır.
İdeal gerçekliğe enmiyor, Gerçeklik İdeala Yükseliyor.
İdeal – Gerçeklikden Üstün olduğu derecede gerek oluyor.
Gerçekliğe İdeal Üstünlüğü gerek olmuyor.
Mutlakçılık İdeal – Gerçeklik Birliğine dayanıyor, gerçekleşen İdeal – İdeallaşan Gerçeklik Bütünlüğünü Tasdik ediyor.
6. AZATLIK – ZARURET
Dünya Gidişatını Zaruretle alakalandırıyorlar – Deterministler (Zaruretçiler).
Dünya Gedişatını Azatlıkla alakalandırıyorlar – İndeterministler (Azatlıkçılar).
Aslındasa Dünyanın Mahiyetinde Azatlık Zarureti yaşıyor – Bütün, Muhkem, Dönmez.
Ezeli olan – Azattır.
Ebedi olan – Azattır.
Sonsuz olan – Azattır.
Kamil olan – Azattır.
Mahiyet Azattır.
Mahiyet hem de Zaruridir.
Mahiyet – Azatlık Zaruriyetidir.
Tezahür – Mahiyet değil, bu sebepden de Azat değil, ancak Mahiyete can atıyor, Azatlık Zaruretini Tasdik ediyor.
Öteri (Ani) – Azat değil, ancak Azatlığa – Ezeliye can atıyor – Azatlık Zaruretini Tasdik ediyor.
Geçici – Azat değil, ancak Ebediye can atıyor – Azatlık Zaruretini Tasdik ediyor.
Sonlu – Azat değil, ancak Sonsuzluğa can atıyor – Azatlık Zaruretini Tasdik ediyor.
Nakıs – Azat değil, ancak Kamilliğe can atıyor – Azatlık Zaruretini Tasdik ediyor.
Azatlık Zarureti – Tezahürü Mahiyetle Birleştiriyor.
Öterini (Aniyi) Ezeliyle Birleştiriyor.
Geçicini Ebediyle Birleştiriyor.
Sonlunu Sonsuzla Birleştiriyor.
Nakısı Kamille Birleştiriyor.
İnsanlık – Azattır.
İnam – Azattır – İnsanda İnam Zarureti yaşıyor; – Azatlık Zarureti yaşıyor.
İdrak – Azattır – İnsanda İdrak Zarureti yaşıyor; – Azatlık Zarureti yaşıyor.
Maneviyat – Azattır – İnsanda Maneviyat Zarureti yaşıyor; – Azatlık Zarureti yaşıyor.
İrade – Azattır – İnsanda İrade Zarureti yaşıyor; – Azatlık Zarureti yaşıyor.
Zarureti Azatlıktan Ayırıyorlar – Kısmetcilik yaranıyor (Dincilik).
Azatlığı Zaruretle beraberleştiriyorlar – Kısmetcilik yaranıyor (Hegelcilik).
Mutlakçılık – Azatlık Zaruretini Tasdik ediyor, onu Dünya Gidişatının esası sayıyor, onun gerçekleşmesine çalışıyor...
7. HARİCİ – DAHİLİ
Gerçeklikden Üstün olanı – Gerçekliğe karşı koyuyorlar Transendentciler (“Haricçiler”).
Gerçekliği Gerçeklikden Üstün olana karşı koyuyorlar İmmanentçiler (“Dahilçiler”).
Aslındasa Gerçeklikten Üstün olan Gerçekliğin Dahilin¬dedir.
Mutlakı Nispiye karşı koyuyorlar – Nispiden Haricde arıyorlar – Aslındasa Mutlak Nispinin Dahilindedir – Mahiyetinde, Anlamındadır.
Mahiyeti Tezahüre karşı koyuyorlar – onu Tezahürden Haric¬de arıyorlar – Aslındasa Mahiyet Tezahürün Dahilindedir.
Ezelini Öteriye (Aniye) karşı koyuyorlar – onu Öteriden Haricde arıyorlar – Aslındasa Ezeli Öterinin Dahilindedir.
Ebedini Geçiciye karşı koyuyorlar – onu Geçiciden Haricde arıyorlar – Aslındasa Ebedi Geçicinin Dahilindedir.
Sonsuzluğu Sonluya karşı koyuyorlar – onu Sonludan Haricde arıyorlar – Aslındasa Sonsuz Sonlunun Dahilindedir.
Kamilliği Nakısa karşı koyuyorlar – onu Nakısdan Haricde arıyorlar – Aslında ise Kamillik Nakısın Dahilin¬dedir.
Nispiden Üstün olanın Nispinin Dahilinde olması Akıla sığmıyor.
Tezahürden Üstün olanın Tezahürün Dahilinde olması Akıla sığmıyor.
Öteriden Üstün olanın Öterinin Dahilinde olması Akıla sığmıyor.
Geçiciden Üstün olanın Geçicinin Dahilinde olması Akıla sığmıyor.
Sonludan Üstün olanın Sonlunun Dahilinde olması Akıla sığmıyor.
Nakısdan Üstün olanın Nakısın Dahilinde olması Akıla sığmıyor.
Aslında ise Nispinin esası – Mutlakdır – Nispiden Üstün olandır.
Tezahürün esası – Mahiyetdir – Tezahürden Üstün olandır.
Hadisenin esası – Anlamdır – Hadiseden Üstün olandır.
Geçicinin esası – Ebedilikdir – Geçiciden Üstün olandır.
Sonlunun esası – Sonsuzluktur – Sonludan Üstün olandır.
Nakısın esası – Kamilliktir – Nakısdan Üstün olandır.
Mutlaklık Nispiliyi yaşatıyor.
Mahiyet Tezahürü yaşatıyor.
Anlam Hadiseni yaşatıyor.
Ezelilik Öterini yaşatıyor.
Ebedilik Geçicini yaşatıyor.
Sonsuzluk Sonlunu yaşatıyor.
Kamillik Nakısı yaşatıyor.
Transendentciler – Mahiyeti Tezahürden yoksun ediyorlar.
İmmanentçi Mahiyet-Tezahür Birliğini Tasdik ediyor.
8. BİRLİK – MUHTELİFLİK
Birliği Muhtelifliğe karşı koyuyorlar, Muhteliflikden ayrılmış Birlik istiyorlar – “Gelişmeciler”.
Muhteliflik Birliğinden başka Birlik Yoktur.
Muhteliflik Yoktursa – Birlik de Yoktur.
Muhtelifliği İnkar eden Birlik Yoktur.
Muhtelifliği inkar etmek – Birliği inkar etmekdir.
Mutlak – Birdir; Nispiler – Muhtelif.
Mutlak – Nispiler Birliği Yaratıyor. Nispiler Mutlakden yaranıyor, Mutlakı Yaşatıyor.
Nispiler olmazsa – Mutlak Yaşamaz.
Muhteliflik olmazsa – Birlik Yaşamaz.
Mahiyet – Birdir; Tezahürler – Muhtelif.
Mahiyet – Tezahürler Birliği yaratıyor.
Tezahürler Mahiyetden Yaranıyor, Mahiyeti Yaşatıyor.
Tezahürler olmazsa – Mahiyet Yaşamaz.
Muhteliflik olmazsa – Birlik Yaşamaz.
Anlam Birdir – Hadiseler Muhtelif.
Anlam Hadiseler Birliği yaratıyor.
Hadiseler – Anlamdan Yaranıyor, Anlamı Yaşatıyor.
Hadiseler olmazsa – Mahiyet Yaşamaz.
Muhteliflik olmazsa – Birlik Yaşamaz.
Nispiler Mutlaka can atıyor – Birlik yaranıyor.
Tezahürler Mahiyete can atıyor – Birlik yaranıyor.
Hadiseler Anlama can atıyor – Birlik yaranıyor.
Öteriler Ezeliye can atıyor – Birlik yaranıyor.
Geçiciler Ebediye can atıyor – Birlik yaranıyor.
Sonlular Sonsuza can atıyor – Birlik yaranıyor.
Nakıslar Kamile can atıyor – Birlik yaranıyor.
Dünya Birdir – Dünyadakılar Muhtelif.
Muhtelif Dünyadakılar Bir Dünyada Birleşiyor.
Hayat – Birdir, Hayatdakılar – Muhtelif.
Muhtelif Hayatdakılar Bir Hayatda Birleşiyor.
İnsanlık Birdir – İnsanlar Muhtelif.
Muhtelif İnsanlar Bir İnsanlıkda Birleşiyor.
Beşer Birdir – Milletler Muhtelif.
Muhtelif Milletler Bir Beşerde birleşiyor; Millet ölse, Beşer de ölür.
Bir Millete dönüşen Beşer – ölür.
Bir Dövletde Birleşen Beşer – ölür.
Beşeri Dövlet İdeası Ölümcül İdeadır.
Muhtelifliğe karşı Birliği koyuyorlar “Gelişmeçiler”.
Muhteliflik Birliğini Tasdik ediyor Mutlakçılık – Birlik Bütünlüğünü, Zenginliğini, Hakikiliğini.
9. İNSAN – TOPLUM
İnsanı Toplumun ayağına bağlıyorlar Toplumcular.
Ağalığın Ayağına bağlıyorlar.
Ağalık – İnsanlığa Karşıdır.
İnama Karşıdır – İnam Ağalığı reddediyor.
İdraka Karşıdır – İdrak Ağalığı reddediyor.
Maneviyata Karşıdır – Maneviyat Ağalığı reddediyor.
İradeye Karşıdır – İrade Ağalığı reddediyor.
İnsaniliğe Karşı olandan İnsan kurtarıcısı Uyduruyorlar.
İnsanı Köleliğin Ayağına bağlıyorlar.
Kölelik İnsaniliğe Karşıdır.
İnama Karşıdır – İnam Köleliği reddediyor.
İdraka Karşıdır – İdrak Köleliği reddediyor.
Maneviyata Karşıdır – Maneviyat Köleliği reddediyor.
İradeye Karşıdır – İrade Köleliği reddediyor.
İnsaniliğe Karşı olandan İnsan kurtarıcısı Uyduruyorlar.
İnsanı Tabakaçılığın Ayağına bağlıyorlar.
Tabakacılık İnsanlığa Karşıdır.
İnama Karşıdır – İnam Tabakaçılığı reddediyor.
İdraka Karşıdır – İdrak Tabakaçılığı reddediyor.
Maneviyata Karşıdır – Maneviyat Tabakaçılığı reddediyor.
İradeye Karşıdır – İrade Tabakaçılığı reddediyor.
İnsanlığa Karşı olandan İnsan kurtarıcısı Uyduruyorlar.
İnsanı Yadlaşmanın Ayağına bağlıyorlar.
Yadlaşma İnsanlığa Karşıdır.
İnama Karşıdır – İnam Yadlaşmanı reddediyor.
İdraka Karşıdır – İdrak Yadlaşmadanı reddediyor.
Maneviyata Karşıdır – Maneviyat Yadlaşmanı reddediyor.
İradeye Karşıdır – İrade Yadlaşmanı reddediyor.
İnsanlığa Karşı olandan İnsan kurtarıcısı Uyduruyorlar.
İnsan Ağalıkta Özümlüğünden Ayrılıyor – Yadlaşıyor, özüne yad oluyor.
Kölelikde Özümlüğünden Ayrılıyor – Yadlaşıyor, özüne yad oluyor.
Tabakacılıkta Özümlüğünden Ayrılıyor – Yadlaşıyor, özüne yad oluyor.
Toplum İnamı Yaratıyorlar – İnama Karşı.
Toplum İdrakı Yaratıyorlar – İdraka Karşı.
Toplum Maneviyatı Yaratıyorlar – Maneviyata Karşı.
Toplum İradesi Yaratıyorlar – İradeye Karşı.
Toplum İnsan Birliği değil – İnsan Toplamıdır.
Toplamla Birliği Aynileştiriyorlar.
Toplam – Birlik yaratmıyor – Yığın yaratıyor, İzdiham yaratıyor.
Birlik – İnsanlık üste kuruluyor; – İnam üste kuruluyor, İdrak üste kuruluyor, Maneviyat üste kuruluyor, İrade üste kuruluyor.
Şimdilik İnsanlık Yığın seviyesindedir, İzdiham seviyesin¬dedir. Ulusal Birlik hala yaranmayıp, onun ayrı-ayrı unsurları var; cemaat ulusa dönüşmeyip – buna Toplum engel oluyor.
Ağalık olan yerde Ulusal Birlikden konuşmak olmaz.
Ağalığa – Ulusal Birlik gerek değil – İzdiham gerek, Yığnak (küme) gerek.
Kölelik olan yerde Ulusal Birlikden konuşmak olmaz.
Köleliye – Ulusal Birlik gerek değil – Yığnak gerek, İzdiham gerek.
Tabakacılık olan yerde Ulusal Birlikden konuşmak olmaz.
Tabakaçılığa – Ulusal Birlik gerek değil – İzdiham gerek, Yığnak gerek.
Yadlaşma olan yerde Ulusal Birlikden konuşmak olmaz.
Yadlaşmaya – Ulusal Birlik gerek değil –Yığnak gerek, İzdiham gerek.
Toplum İnsanlık Eksikliğinden yaranıp.
İnam Eksikliğinden yaranıp.
İdrak Eksikliğinden yaranıp.
Maneviyat Eksikliğinden yaranıp.
İrade Eksikliğinden yaranıp.
Toplumculuk İnsani Eksikliği, natamlığı, – İnsanlık üstünlüğü kibi sunuyor, ona beraat kazandırıyor, onu yaşatıyor.
Mutlakçılık – İnsani Bütünlüğü, Esilliği Tasdik ediyor; – İzdihamın yerine, Yığının yerine – Ulusal Birlik İnsanlığını.
10. BİREYSELLİK – BENCİLLİK
Bireyselliği Bencillikle aynileştiriyorlar; Aslında Bireysellik Bencil¬liğe karşıdır.
Bencillik – Benemlikdir, Benemlik Benliğe karşıdır.
Bireysellik – Benliğin ifadesidir.
Benlik – Özümlüğün ifadesidir, Benemlik Özümsüzlüğün.
Bencillikde İnsan Özümlüğünden Ayrılıyor, bu sebepden de Yadlaşıyor.
Bencillik – Yadlaşan Benlikdir.
Toplum – Benciller Yığnağıdır;
Ulus – Bireyler Birliğidir.
Bencillik – Rekabet yaratıyor,
Bireysellik – Liyaket.
Bencillik – Menfaacidir;
Bireysellik – Marifetci.
Bencillik Ağalığa can atıyor; Bireysellik Atalığa.
Bencillik Hanımlığa can atıyor; Bireysellik Analığa.
Bencil – Toplumcudur; Birey – İnsancı.
Bencil – Hakimiyetcidir; Birey – Hakikatçi.
Din – Bencillikden yaranıp, İnam – Bireysellikden.
Bireyilik özünde İnsanlığı yaşatıyor, Bencillik özümsüzleşen “Benliği”.
Bencil Aslında kolektifcidir; Bencil niyet başlıca olarak kolektif vasıtasıyla Hayata geçiriliyor.
Kolektif çox hallerde Benciller Birliğidir.
Bireyler Aşikarlanmağa meyil ediyor; Bencillik gizlenmeğe.
Bireysellik adlanan Nakıslık Yoktur – Bencillik adlı Nakıslık var.
Bireysellik Liyaketi var, – Bencillik kabaheti var.
Bencillik – Bireysizliktir Aslında, Benemliğin Benlikden yoksun olmasıdır; Şahısiyetin – Parçalanması, Paralanması – Bütünlüğünü yitirmesidir.
Bireyilik – Şahsıyet Bütünlüğüdür – Bencilliğe karşı duran.
Mutlakçılık – Bireyselliğin Bencilliğe Karşı Tabiatini alğılıyor, Tasdik ediyor.
11. İNSAN MAHİYETİ – İNSAN TABİATI
İnsan Mahiyeti – Bütündür, – İnsan Tabiatı – Karışık.
İnsan Mahiyeti – Vahitdir; İnsan Tabiatı – Zıddiyetlidir.
İnsanın Mahiyetini Tabiatıyla Aynileştiriyorlar ve Kötümserliğe kapılıyorlar.
İnsan Tabiatının Mahiyete Yükselmesine İnanmıyorlar.
İnsan Mahiyeti – Mutlakdır, – İnsan Tabiatı Mutlakla Nis¬pinin Karışığından oluşup.
Ancak İnsan öz Tabiatından Üstün ola bilir – Bütünlüğe Yete bilir, – yani özünü yarata bilir.
Özünü Yaratmak – İnsanlık Maksadıdır.
İnsanın Mahiyeti Ezelidir, Tabiatı Ezeliyle Öterinin karışı¬ğından ibaretdir.
Ancak İnsan öz Tabiatından Üstün ola bilir – Bütünlüğe yete bilir; Zıddiyetden üstün ola bilir – Vahitliğe yete bilir – özünü Yarata bilir.
Özünü Yaratmak – İnsanlık Maksadıdır.
İnsanın Mahiyeti Ebedidir, Tabiatı Ebediyle Geçicinin Karışığından ibaretdir.
Ancak İnsan öz Tabiatından Üstün ola bilir – Bütünlüğe yete bilir; Zıddiyetden Üstün ola bilir – Vahitliğe yete bilir – özünü Yarata bilir.
Özünü Yaratmak – İnsanlık Maksadıdır.
İnsanın Mahiyeti Sonsuzdur, Tabiatı Sonsuzla Sonlunun Karışığından ibaretdir.
Ancak İnsan öz Tabiatından Üstün ola bilir – Bütünlüğe Yete bilir; Zıddiyetden Üstün ola bilir – Vahitliğe Yete bilir – özünü Yarata bilir.
Özünü Yaratmak – İnsanlık Maksadıdır.
İnsanın Mahiyeti Kamildir, Tabiatı Kamillikle Nakıslığın Karışığıdır.
Ancak İnsan öz Tabiatından Üstün ola bilir – Bütünlüğe yete bilir; Zıddiyetden Üstün ola bilir – Vahitliğe Yete bilir – özünü Yarata bilir.
Özünü Yaratmak – İnsanlık Maksadıdır.
İnsanı Tiplere, Temperamentlere bölüyorlar.
Ancak Muhtelif Temperamentler, Tipler Vahit Mahiyetin tezahürleridir. Tip, Temperament Farkı Şartı Seciye taşıyor.
Mahiyete yetmek talebi bütün Tiplere, Temperamentlere aittir.
İnsanı İnsan eden – İnamdır.
İnsan Tabiatında İnamla beraber, İnamsızlık da Yaşıyor.
İnsan İnamsızlıktan Üstün ola bilir, olmalıdır – İnama Yete bilir – Yetmelidir, bu onun İnsanlık Maksadıdır.
Özünü Yaratmak – İnam İşidir.
İnsanı İnsan eden – İdraktır.
İnsanda İdrakla beraber, İdraksızlık da yaşıyor, Hakikata istekle beraber Abuk-sabuka istek de yaşıyor.
İnsan İdraksızlıktan Üstün ola bilir, bilmelidir – İdraka Yete bilir – Yetmelidir, bu onun İnsanlık Maksadıdır.
Özünü Yaratmak – İdrak İşidir.
İnsanı İnsan eden – Maneviyatdır.
İnsanda Maneviyatla beraber, Maneviyatsızlık da yaşıyor.
İnsan Maneviyatsızlıktan Üstün ola bilir – bilmelidir – Maneviyata Yete bilir – Yetmelidir; bu onun İnsanlık Maksadıdır.
Özünü Yaratmak – Maneviyat Amelidir.
İnsanı İnsan eden – İradedir.
İnsanda İradeyle beraber, İradesizlik de Yaşıyor.
İnsan İradesizlikden Üstün ola bilir – bilmelidir, İradeye Yete bilir – Yetmelidir, bu onun İnsanlık Maksadıdır.
Özünü Yaratmak – İrade İşidir.
İnsan Mahiyeti – İnsan Tabiatını Üsteliyor.
İnsanda Mahiyete Yetmek Talebi Yaşıyor.
İnsan Tabiat–Mahiyet Bütünlüğüne can atıyor.
12. GELİŞME–TENEZZÜL
Manevi Tenezzül pahasına Yaranan maddi Gelişmeni Gelişme sayıyorlar. Gelişmeni İnsanlıktan Ayırıyorlar – maddiyatcılar.
Maddi Gelişmeni reddediyorlar – İnsanlığı Maddiyata karşı koyuyorlar – Maneviciler.
Aslındasa Gelişme Birdir, Bütündür; o, – İnsanlık Gelişmesidir.
Aslındasa Tenezzül Birdir, Bütündür; o, İnsanlık Tenez¬zülüdür.
Maddi Gelişme – İnsanlığa hizmet etdiği derecede – Gelişmedir.
Maddi Gelişme – İnsanlığa Karşı olduğu derecede – Tenez¬züldür.
Gelişmenin Ölçütü– İnsaniliktir.
Maddi Tenezzül hiç zaman İnsaniliğe hizmet etmiyor.
Ama maddi Gelişme de hiç zaman İnsaniliğe hizmet etmiyor; bu halde o, Tenezzüle dönüşüyor.
İnsanlık Gelişmesi – İnam Gelişmesidir.
İnama hizmet etmeyen Gelişme Tenezzüldür Aslında .
İnsanlık Gelişmesi – İdrak Gelişmesidir.
İdraka hizmet etmeyen Gelişme Tenezzüldür Aslında .
İnsanlık Gelişmesi – Maneviyat Gelişmesidir.
Maneviyata hizmet etmeyen Gelişme Tenezzüldür Aslında.
İnsanlık Gelişmesi – İrade Gelişmesidir.
İradeye hizmet etmeyen Gelişme Tenezzüldür Aslında .
İnsanlık Gelişmesi – Edaletcilik Gelişmesidir.
Edaletçiliğe hizmet etmeyen Gelişme Tenezzüldür Aslında .
İnsanlık Gelişmesi – Hakikatçılık Gelişmesidir.
Hakikatçılığa hizmet etmeyen Gelişme Tenezzüldür Aslında .
Gelişmenin Maksadı İnsanilikdir.
Gelişme nevleri...
Bilimsel-Tekniksel Gelişme – İnsaniliğe hizmet etdiği derecede Gelişmedir.
İnsaniliğe hizmet etmeyen Bilimsel-Tekniksel Gelişme – Tenezzüldür Aslında.
Kamusal Gelişme – İnsaniliğe hizmet etdiği derecede Gelişmedir.
İnsaniliğe hizmet etmeyen İctimai Gelişme – Tenezzüldür.
Gelişmenin Maksadı – İnsanilikdir.
Gelişme nevleri hemin Maksadı gerçekleştiren Vasıtalardır.
13. İMKAN ÜSTÜNLÜĞÜ...
İmkanı – Gerçeklikle Aynileştiriyorlar; Gerçeklikden Üstün İmkan görmüyorlar.
Mahiyet İmkanı görmüyorlar.
Mahiyet – Gerçeklikden Üstündür.
Bu sebepden de Gerçeklikden Üstün olan İmkan Var – bunu görmüyorlar.
İmkanı Gerçekliğe beraber sayıyorlar.
Aslındasa Tezahürlerde Mahiyet İmkanı Var – Tezahür¬lerden Üstün.
Hadiselerde Anlam İmkanı Var – Hadiselerden Üstün.
Öterilerde – Ezelilik İmkanı Var – Öterilerden Üstün.
Geçicilerde – Ebedilik İmkanı Var – Geçicilerden Üstün.
Sonlularda – Sonsuzluk İmkanı Var – Sonlulardan Üstün.
Nakıslarda – Kamillik İmkanı Var – Nakıslardan Üstün.
İmkan Aslında Gerçeklik haddından Artıktır.
Tezahür haddından Artıktır.
Hadise haddından Artıkdır.
Öterilik haddından Artıktır.
Geçicilik haddından Artıktır.
Sonluluk haddından Artıktır.
Nakıslık haddından Artıktır.
Ortam haddından Artıktır.
Çevre haddından Artıktır.
Zaman haddından Artıktır.
Toplum haddından Artıktır.
İnsanı Mahiyetden Ayırıyorlar – Mahiyetsizleştiriyorlar.
Öterileştiriyorlar.
Geçicileştiriyorlar.
Sonlulaştırıyorlar.
Nakıslaştırıyorlar.
Ortamlaştırıyorlar.
Çevreleştiriyorlar.
Zamanlaştırıyorlar.
Toplumlaştırıyorlar.
İmkan – eksiliyor, Parçalanıyor, Paralanıyor.
Öteri İmkana tapınıyorlar.
Geçici İmkana tapınıyorlar.
Sonlu İmkana tapınıyorlar.
Nakıs İmkana tapınıyorlar.
Ortam İmkanına tapınıyorlar.
Çevre İmkanına tapınıyorlar.
Zaman İmkanına tapınıyorlar.
Toplum İmkanına tapınıyorlar.
İnam İmkanına Yetmiyorlar.
İdrak İmkanına Yetmiyorlar.
Maneviyat İmkanına Yetmiyorlar.
İrade İmkanına Yetmiyorlar.
İnsanlık İmkanına Yetmiyorlar.
Gerçeklik İmkanı – bucuklu İmkandır.
İnsanın Bütün İmkana – Mahiyet İmkanına Yetmek İmkanı Var – Hüner ve Bilgelik taleb eden.
14. HAKİKAT – ABUK-SABUK
Hakikat – Mahiyetin ifadesidir
Abuk sabuk – Mahiyetsizliğin.
Hakikat – Anlamnın ifadesidir
Abuk sabuk – Anlamsızlığın.
İnsanın – Hakikata da isteği var, Abuk sabuka da; Anlama da isteği var, Anlamsızlığa da.
Hakikat – İdrakın ürünüdür, Abuk sabuk – İdraksızlığın.
İnsan – Mahiyetce – Hakikatçidir, Tabiatca hem Hakikat¬çidir, hem de Abuk sabukçudur.
İnsanın Karışık Tabiatında Hakikata de meyil var – Abuk sabuka da.
İnsan Mahiyete Yetmeğe can atıyor, hem de Mahiyetsizliğe Uyuyor.
Hayal İdrakla Birleşende Hakikata Yetiyor.
Hayal İdrakdan Ayrılanda – Abuk sabuka Uyuyor.
İdrak–Hayal Birliği yarananda – İnsan Hakikata Yetiyor.
İdrak–Hayal Birliği bozulanda – İnsan Abuk sabuka Uyuyor.
Abuk sabukın Anlamı – Anlamsızlıktır, Mahiyeti – Mahiyetsizliktir.
Hayal İdraksızlaşanda – Anlamsızlaşıyor.
İdrakdan Ayrılmış Hayalda – Abuk sabuk İnamlı görünüyor, İdraklı görünüyor, Maneviyatlı görünüyor, İradeli görünüyor.
Anlamsız Anlam yaranıyor.
Mahiyetsiz Mahiyet yaranıyor.
Hayal İdrakla ilgili olmayanda Abuk sabuk esaretinde kalıyor.
Hayal İdrakla ilgili olanda – Hakikat Azatlığına Yetiyor.
Dahili Alem Bütünlüğünü yitirende Abuk sabuka kapılıyor.
Dahili Alem Bütün olanda Hakikata yetiyor.
15. ÜMİT – HÜLYA
Ümit – Gerçekliği ötüyor, arkada burakıyor, Hülya – Gerçeklikden Kaçıyor.
Ümit – Mahiyetden Güç alıyor, Hülya – Mahiyetden Kaçıyor.
Ümit – Anlamdan Güç alıyor, Hülya – Anlamdan Kaçıyor.
Ümit – İnamdan Güç alıyor, Hülya – İnamdan Kaçıyor.
Ümit – İdrakdan Güç alıyor, Hülya – İdrakdan Kaçıyor.
Ümit – Maneviyatdan Güç alıyor, Hülya – Maneviyatdan Kaçıyor.
Ümit – İradeden Güç alıyor, Hülya – İradeden Kaçıyor.
Ümit – Gerçeklikden Üstündür, Hülya – Gerçeklikden Yoksundur.
Ümit – Tezahürden Üstündür, Hülya – Tezahürden Yoksundur.
Ümit – Hadiseden Üstündür, Hülya – Hadiseden Yoksundur.
Ümit Hülyasız olduğu derecede Küdretlidir.
Ümit – Hülyayla Birleşende Ümitsizleşiyor.
Hülya – Mahiyetden Ayrılmış Ümittir, – Aslında Ümit¬sizliktir.
Anlamdan Ayrılmış Ümittir – Aslında Ümitsizliktir.
İnamdan Ayrılmış Ümittir – Aslında Ümitsizliktir.
İdrakdan Ayrılmış Ümittir – Aslında Ümitsizliktir.
Maneviyatdan Ayrılmış Ümittir – Aslında Ümitsizliktir.
İradeden Ayrılmış Ümittir – Aslında Ümitsizliktir.
Bütünlüğünü itirmiş, Parçalanmış, Paralanmış, Temelsiz Ümittir – Aslında Ümitsizliktir.
İnsanda Ümite de istek var, Hülyaya da.
İnsan Bütünleşdikce – Mahiyetleşdikce – Ümitleşecek, Hülya Eksikliğinden Kurtulacak – İnsaniliğe Yetecek.
16. İNSANSIZLIK – İNSANİLİK
Ağalık – İnsanın İnsanilikden Ayrılması, ona karşı olmasıdır, İnsanın İnamsızlaşmasıdır.
Ağa – İnsana Alet kimi bakıyor.
Ağalığa İnanan – İnsana İnanmaz.
Ağalık İnamı – İnamsızlıktır.
Ağalık İdraksızlıktır.
İnsanı Aletleştirmek – Geddar İdraksızlıktır.
Ağalık İdraksız olduğu derecede – İnamlıdır.
Ağalık – Maneviyatsızlıktır – İnsanın Vicdandan Ayrıl¬masıdır.
Geddar Temennacılıktır.
Maneviyat – Ağalığa engel oluyor.
Ağalık – Maneviyatdan geçiyor.
Ağalık – İradesizliktir.
İradenin Maksadı – İnsaniliği Tasdik etmekdir.
İnsaniliği reddetmek – İradesizliktir – İrade değil; İktidarsızlıktır – İktidar değil; Güçsüzlüktür – Güç değil.
Ağalığı Tasdik etmek – Güç değil – Güçsüzlüktür.
Toplum Ağalığa Dayanıyor; Ağalığı Yaşatıyor; İnsansızlığa Yarıyor, İnsaniliğe Yaramıyor.
Kölelik – İnsanın İnsanilikden Ayrılması, ona karşı durmasıdır.
İnsanın İnamsızlaşmasıdır.
Köle – Özümlüğüne inanmıyor, özündeki İnsana İnanmıyor, onu aşağılıyor, tahkir ediyor.
Köleleşme – Kesin Özümsüzleşmedir.
Kölelik – İdraksızlıktır.
İdrak – Köleliği kabul etmez – Redd edir.
Köleliği seçen – İdrakdan geçiyor.
Kölelik – Maneviyatsızlaşmadır.
Vicdan – Köleliği kabul etmez.
Köleliği kabul eden – Vicdandan geçiyor.
Kölelik – İradesizliktir.
İradesizlik – Köleliği yaşatıyor; Kölelik İradesizleşdikce Yaşıyor.
Toplum – Köleliğe dayanıyor; Köleliği yaşatıyor – İnsan¬sızlığa Yarıyor – İnsaniliğe Yaramıyor.
Tabakacılık – İnsanın İnsanilikten Ayrılması, ona karşı durmasıdır.
Tabakacılık – İnamsızlıktır.
Tabakaçılığa İnanan – İnsana İnanmaz.
Tabakacılık Üstünlüğü – İnsani Eksikliktir.
Yüksek Tabaka – Aşağı İnamdır.
Tabakacılık – İdraksızlıktır. İdrak Tabakaçılığı kabul etmez.
Tabakaçı İdrakdan geçiyor.
İdraksızlık Tabakaçılığa gerek oluyor.
Tabakacılık – Maneviyatsızlıktır.
Vicdan Tabakaçılığı kabul etmez.
Tabakaçılığı seçen – Vicdandan geçiyor.
Vicdansızlık Tabakaçılığa gerek oluyor.
Tabakacılık – İradesizliktir.
İrade Tabakaçılığı reddedirdi.
Tabakacılık İradesizliğe dayanıyor; İradesizlik – Tabakaçılığa gerek oluyor; Tabakaçılığı yaşatıyor – Tabakacılık İradesizlikde yaşıyor. Toplum Tabakaçılığa dayanıyor, Tabakaçılığı yaşatıyor – İnsansızlığa Yarıyor – İnsaniliğe Yaramıyor.
İnsan – Ağalıkta Yadlaşıyor, Kölelikte – Yadlaşıyor, Tabakacılıkta – Yadlaşıyor.
İnsan İnamlaştıkca, İdraklaştıkca, Maneviyatlaştıkca, İra¬de¬leştikce, İnsanileştikce – Ağalıktan, Kölelikten, Tabakacılıktan, Yadlaşmadan Kurtulacak – Bütün Özümlüğünü – İnsanlığını Tasdik edecek.
17. HAYAT – ÖLÜM
Ölümü Hayatla Beraberleştiriyorlar, Hayata karşı koyuyorlar Ölüm¬cüler, Kötümserler.
Aslındasa Ölüm – Bütün Hayatın bir bölümüdür.
O, Hayatı yaşatmak için Var olup, onun öz Varlığı Yoktur.
Ölüm olmasaydı, Hayat yaşamazdı.
Ölüm Hayat için Yaşıyor – onun öz Hayatı Yoktur.
Ölüm Var – ancak Ölüme İnam Yoktur – Hayata İnam Var.
Ölüm her zaman olup – ancak Ezeli değil, Ezeli olan Hayatdır.
Hayat olmasaydı – Ölüm olmazdı.
Ölüm her zaman olacak – ancak Ebedi değil, Ebedi olan Hayat¬dır.
Hayat olmasa – Ölüm olmaz.
Ölüm Hayatla beraber yaşıyor – onun öz Hayatı Yoktur.
Hayatı – Hayatlık yaşatıyor; Ölümü – Hayat.
Hayat Mahiyetden yaranıp – Ölümün öz Mahiyeti Yoktur.
Hayat Anlamdan yaranıp – Ölümün öz Anlamı Yoktur.
Ölüm Var olsa da, yaşamıyor – yaşayan Hayatdır.
18. KAMİLLİK TALEBİ
Bütünlüğe Yetmek için Kamillik Taleb olunuyor.
Bütünleşmek için Kamilleşmek gerek.
Od Ayı, 18.yıl. Bakı.
(temmuz, 1996)