Destekleyenler: forum  || coğrafya

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Asya'nın jeolojisi ve Jeomorfolojisi..  (Okunma Sayısı 670 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
esraa
Bölüm Moderatörü
*****

Karizma +2/-0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 57


coğrafyacıyız..


Üyelik Bilgileri
« : Nisan 09, 2008, 01:34:56 ÖS »




Asyanın Jeolojisi ve Jeomorfolojisi
Asya kısanı nın bir bölümü Prekambriyen zamandan (yaklaşık 4 Milyar 570 Milyon) yıl önce ) bu yana hemen hemen hiç kıvrılma geçirmemiş olan pek çok platformdan oluşur Kıtada Prekambriyen den sonra oluşan ve jeosenklinallerin ortaya çıkmasına yol açan büyük kıvrım alanları da vardır. Malay takım adalarının kıtayla birleştiren Japon ve Ohodsk denizlerini birbirinden ayıran Büyük okyanustaki adalara uzanan sistemler ise henüz kıvrılma geçirerek pekişmemiş olan günümüz Jeosenklinalleridir.

A) HURON KIVRIMLARI: Asya nın ilk çekirdeği Paleozolike kadar ki devre boyunca tamamlanan ve sonrakilerin hepsinden daha uzun sürmüş HURON kıvrımları ile teşekkül etti. İlk Asya Kuzeyde (Angara) ve merkezde (Tarım, Ordu güney ve kuzey Çin) birbirinden uzak adalar halinde idi. Güneyde Brezilyadan başlayarak Avustralya ya kadar uzanan Godvana karası vardı.Daha sonra Asya da Arabistan ve Hindistan kalkanlarına vücut vermek üzere parçalara ayrıldı. Asya nın başta kara platformları Kuzeyde Angara kalkanı kara denizi ve Çukçe platformları, Doğuda Ordu platformu Kuzey Çin platformu ve Güney Çin platformu Orta Asya da tarım platformu Güney de Arabistan ve Hindistan kalkanları ile Güneydoğu da Çin hindi platformudur.

a)Angara Kalkanı: Bu kalkanın sınırları batıda kabaca yenisey ırmağından Güneyde sayan iye yablono dağlarının kuzey eteklerinden doğuda Lena ırmağından geçer.Huron kıvrımları ile oluşan Asya nın bu ilk çekirdeği zamanla aşınarak peneplen halini almış alp orojenezi sırasında eski temel kıvrımlaşmış ancak kırılmıştır. Bazatların yüzeye çıktığı bu kıvrımlara sayan dağları eteklerinde sık sık rastlanır. Deniz seviyesi altında 1300m derinliğe sahip olan Baykal gölü de bu sırada oluşmuş bir çöküntü hendeğin içinde yer alır. Angara kalkanının temelini Prekambriyen den kalma büyük ölçüde biçim değiştirmiş şist, gınays ve granit oluşturur. Yenisey ve Lena ırmaklarının havzaları arasında uzanan platform Stenovoy dağlarının kuzeyindeki Aldan Masifi ve Lena ırmağının batısındaki Anabar Masifi ile örtülüdür.

b)Kara Denizi ve Çukçe Platformu: Kaymir yarımadasının kuzey buz denizine bakan yüzünde Prekambriyen temel yeniden görülür. Bu platformun büyük bir kısmı ile Kara denizi suları altında olduğu sanılmaktadır. Söz konusu platform Novaya Zemliya adasına geçerken Urallara belirgin bir kavis çizilir.

c)Çin Platformu: Bu platform kuzey Çin ordu Güney Çin ve tarım atlı dört kütleden oluşur. Bunları Prekambriyen zamandan tek bir platform oluşturduğu sanılır. Paleozoik ve Mezozoik zamanlarda her ikisi de Çin de bulunan Kunlun Dağları ve Quinling dağları oluşmuştur. Platform Güney kesimi ev Silüriyen ve Devoniyen yeryüzünde başka hiçbir platformda görülmeyen yoğun kıvrılmalara uğramıştır. Çin platformunda ana kayaç genellikle değişik dönemlerde oluşmuştur.Deniz ve kaya tortulları ile kaplıdır. Permiyen dönemden kalma çökeller arasından kömürde bulunur. Çin platformunu oluşturan kütleler ayrı ayrı gözden geçirilirse başlıca şu özellikler dikkat çeker:

1- Kuzey Çin Platformu: Kuzey Çin deki eski platformun belirtileri Şamtungu doğu kesimi ile Peçili Körfezinin kuzey kıyılarında görülür. Kuzey Çin platformu Çin Hindi ve Güney Çin platformlarına göre daha karalı bir kıta çekirdeğidir.

2- Ordu Platformu: Bazen Kuzey Çin platformu sınırları içine alınan bu platform Sarı Irmağın büyük kavisi dahilinde bulunur. Ancak bu ırmağın kavisinde Prekambriyen seriye hiçbir yerde rastlanmamıştır

3- Tarım Platformu: Pamir sıkışma alanından sonra dağ sıralarının Tarım havzası etrafında kuzey ve güney olmak üzere iki büyük kola ayrılması havza tabanını kaplayan genç alüvyonların altında gizli kalmış eski bir kıta çekirdeğinin mevcudiyetini hatıra getirmiştir.

4- Güney Çin Platformu: Kuzeyde yang-çe, güneyde si-kiang batıda da yunnan arasında kalan bölgenin temeli Arkeen e ait kristalen kütleler özellikle granitlerden ibarettir.Arkeen temel paleozoik ve mezozoik de deniz istilası görmüş bu denizde toplanan tortullar platformu küçük alanlı olmasına yol açmıştır.

d)Arabistan Kalkanı: Arabistan platformunun da Hindistan platformu gibi eskiden paleozoik zamandan kopmaya başladığı sanılan Godvana kara kütlesinin bir parçası olduğu kabul edilir. Godvana nın Afrika, Avustralya, Güney Afrika ve hatta Antarktika yı kapsadığı sanılır.
Huron kıvrımları ile vücut bulan Arabistan kalkanı Çok karmaşık bir yapıya sahiptir. Altta granit ver gnayslardan, lavlardan, grano-dyorid ve çeşitli granitlerden yapılı kıvrımlı ve metamorfik bir seri vardır Bunların diskordansla örten arkozlar üst seriyi temsil eder.

e)Hindistan Kalkanı : İndüs-Ganj ovalarının güneyinde baltık kalkanı Rusya platformunun tümü büyüklüğünde muazzam Hindistan Kalkanı uzanır. Varlığını Huron kıvrımlarına borçlu olan eski temel yarımadanın güneyinde ve doğusunda geniş bir şekilde satha çıkmış bulunmaktadır. İndüs-Gnj alüvyal ovaları altında gözden kaybolur.

f)Çin Hindi Platformu: Orta Asya dan gelerek meridyen yönünde seyre başlayan kıvrım nöbetlerinin Hindistan kalkanlarının devamını teşkil eden Assan platformsu ve Benga Körfezi suları altında varolduğu sanılan eski kıta bloğu ile Güzey Çin Masifleri arasında Boğulduktan sonra Çin Hindin de Patkoi – Arakan diğeri Annan sıradağlarına vücut vermek üzere iki kola ayrılması bu yarımadada da Arabistan ve Hindistan ınkini andıran eski bir kıta çekirdeğinin mevcudiyetin hatıra getirmiştir.

B- KALEDONYA KIVRIMLARI: Huron kıvrımlarının Asya da İlk adaları oluşturmasından sonra onları çevreleyen jeosenklinale paleozoik ortalarına kadar ki süre içinde bir yandan karasal kökenli depolar öte yandan da bu denizler de yaşayan organizmaların kavkıları kalın katmanlar halinde yığılmaya başladı.Bunlar Slür devri sonuna doğru yeniden beliren basınçlarla tedricen kıvrılıp suların üstüne yükseldiler. Asya da bu yeni kıvrımlar sadece Angara Kalkanı etrafında teşekkül etti. Karalar alanı Angara Kalkanı ve Kara Denizi platformu arasında ve doğu da önemsiz fakat Tarım ve Ordu platformları ile Hindistan Kalkanına dönük cepheden büyük ölçüde genişledi. Zamanla aşınıp peneplen halini alan bu kıvrımların artıkları olarak Taymir Yarımadasının Byranga Dağlarını, Rusya ve Moğolistan daki Altayları Hanhukey, Tannutuva, Sayan, Yablonoy dağlarını görüyoruz. Bu dağlar Alp hareketleri sırasında gençleşerek bu günkü görünümlerini aldılar.

C- HERSİNYA KIVRIMLARI: Asya jeolojik tarihinin hiçbir devrinde bu derece büyümedi. Angara Kalkanının doğusu ile kuzey batısında arazi kazancı fazla olmadı. Kaledonya Kıvrımları ile belirmeye başlayan Byranga ve Beroyansk silsilesinin Kuzey uzantısını teşkil eden Orulga dağlarının oluşumları tamamlanmış oldu. Asya nın büyümesi de daha çok güney doğu Güney ve Batı sektöründe gerçekleşti. Böylece Büyük ve Küçük Kinganlar Amur ırmağı aşağı mecrasını takip eden dağ yaylaları, orta kısımda Altaylar la tarım havzasını güneyden kuşatan Altın - Üstün – Nanşanlar arasındaki sıralar Çin hindindeki bir kısım dağlar Batıda Angara Kalkanı Doğu Avrupa platformu arasında genç örtü tabakaları altında gizli kalmış kıvrımlar bu devrede oluştu. Bu sıradağlarda zamanla aşınarak daha birinci zaman sona ermeden peneplen halini aldılar. Kaledonya kıvrımlarının Angara Kalkanı etrafında ve onun şekline uygun yaylar çizmesine karşılık Hersinya Kıvrımları ok değişik yönlerde gelişti. Tarım platformu etrafında genellikle Batı Doğu Çin Hindin de Kuzey Güney Batı Türkistan da Kuzey Batı Güney Doğu Asya nın Doğusunda Kuzey Doğu – Güney Batı.

D- İKİNCİ ZAMAN KIVRIMLARI: Bu zamanda başlamış olan yer hareketleri ile ..yasakkelime..ka Yarımadası sıradağları belirmiş Endonezya Takım adaları jeolojik tarihinin en şiddetli kıvrımlarına bu sırada maruz kalmış Sumatra aynı tektonik hareketlerle su üstüne yükselmiş Ordu platformu kenarını takip eden yaylalar oluşmuş, Sayan, Orogan Dağları disloke olmuş Verhoyansk, Çerski yaylaları teşekkül etmiş Çukçe, Anadır bölgeleri Bazat Dağlarının eşlik ettiği faylarla parçalanmıştır. Bu sıra dağlarda da sonradan peneplen halini almış tersiyer hareketler sırasında kırılıp yükselmişlerdir.

TERSİYER KIVRIMLARI: Karbonifer den beri biriken Tetis denizindeki katmanlar, Hindistan ile Angara kalkanlarından birinin bazılarına göre her ikisinin yek diğerine yaklaşması sırasında şiddetli basınçlara maruz kaldılar. Tektonik basınçlar çoğu zaman Altay, Pamir ve Himalayalar da Tersiyerin ilk yarısında bazı yerlerde aynı devrin ikinci yarısından azami şiddetini buldu. Alp Sistemine dahil dağlar birer birer su üstüne çıkıp karalara eklendikçe Tetis denizinin sınırları daraldı. Fakat eski kıta çekirdeklerinin karşılıklı durumları basınçlarının şiddeti ve kıvrıma iştirak eden depoların kabına göre ayrı sitilde farklı yön ve yükseklikte sıradağlar oluştu.

İran da Zagros, Fars, Mekran, Myanmar da Patkoi-Arakan dağları , Antiklinal ve senklinaller şeklinde kıvrılmış, Güney Çin platformu sathında olduğu gibi bazı kısımlarda Appalaş tipi Rögef oluşmuş, basınçların çok şiddetli olduğu yerlerde de sıkışık, devrik ve yatık kıvrımlar ile şariyaj örtüleri oluşmuştur. Şariyajlar Elbrus, Hindikuh, Karakurun, Karanlık dağları ve Himalayalarda Pamir ve Altın dağlarında kuzeye, Tanrı dağlarında yine güneye dönüktür. Sert kütlelerden oluşan kuzeyin Hersinya ve Kaledonya kıvrım bölgesinde “Örtü Napları” yerlerini “Kırık Naplarına” terk eder.Kıvrımlı yapıdan kırıklı yapıya geçişte Çungari Aladağı sınır olarak alınabilir. Taymir yarımadasında ki Byranga dağları eteklerinde de ekaylar teşekkül etmişse de yeni kıvrımlar olmamıştır. Alp hareketleri daha çok yerel fakat önemsiz kıvrımlar yada geniş çaplı dalgalanmalarla yetinmiştir. Tersiyerin ilkyarısında Batı Sibirya ve Batı Türkistan ın Teisi Kuzey Buz Denizine bağlayan bir denizle örtülüydü Avrupa ile Asya yı ayıran söz konusu deniz alp orojenizinin parok sizmal salhasında epironejik hareketlerle çevrildi.

Tersiyerin ilk yarısında yükselen dağlar başlangıçtan itibaren aşınarak devrin sonlarına doğru ilerlemiş bir olgunluk safhasına eriştiler. O devrin kalıntısı olan yuvarlak sırtlara az dalgalı hemen aynı yükseklikteki satıhlara Asya nın büyük bir kısmında Tanrı dağları, Çungari, Tarbagatay, Hanhukeyi,Sayanlar, Altaylar, Altındağları, Moğolistan, Tibet, Himalayalar , Çin ve Çin Hindinde Asya nın tersiyer sonlarına doğru az yüksek tepeler ve platformlardan oluşan bir kıta haline geldiği söylenebilir. Bu safhadan sonra Pliyosen veya Pleyistosen de bütünüyle ve büyük ölçüde yükselmeye maruz kaldı. Evvelce geniş yataklı vadilerde akan akarsular 2000m den fazla derinliğe gömüldüler, İhtiyar dağlar da böylece gençleşmiş oldular. Asya yı bu derece yükselmeye mecbur eden basınçların kaynağı kuşkusuz eski kıta çekirdekleridir. Hindistan kalkanının kuzeye doğru genç tortullar altında bir burun halinde sokulması kıtada genel bir yükselme doğurmuştur. Aslında Hindistan Kalkanının sınırı Batıda Doğuya nazaran Kuzey enlemlere daha çok yaklaşmaktadır. Keza Tibet in Batı yarısı Doğu yarısına göre daha yüksektir. Tarım Havzası bir yana bırakılırsa Himalaya Angara kalkanı arasındaki Topografya kuzeye doğru bir dev merdivenini andırırcasına basmaklar halinde alçalır. Himalayaların zirvesi 8848 m,Karakurumun 8620 m,Pamir 7500 m, alayların ki 5800m, Kökcal 5895m, Altayların ki 4540 m,Büyük Altayların ki 3292m ve Doğu Sayanlarınki 3490m dir.

Epirojenik hareketler her yerde aynı olmamıştır. Bu hareketlerle en çok Altay, Pamir, Çitral Irmağı hattına komşu kısımlar yükselmiş ve bu yükselme zirve kısmı yukarıda belirtilen hatta tekabül etmek, saçakları doğuda Büyük Kingan-Yundan, Batıda Afganistan- İran sınırından başlayıp Rusya - Arabistan platformlarının yaklaşma alanı olan Doğu Anadolu ya doğru epirojenik yükselmeler derecesinin arttığı ikinci bir çatı kanadının varlığından bahsedilebilir. Epirojenik yükselmelerin Çin platformları ile Angara kalkanı arasındaki bölgede Hindistan-Angara kalkanları arasındaki bölgedekinden daha az olması bu alanda kütlelerin daha yaşlı, daha az türdeş ve Çin platformlarının daha küçük alanlı olmalarına bağlanabilir.
Söz konusu edilen yükselme hareketleri Asya nı iklimi ile drenaj şebekesini temelden değiştirmiştir. Gobi havzası Drenaj şebekesini bazı unsurları Kretase-Tersiyer arasındaki süre boyunca okyanuslara ulaşabildiği halde bir kısmı kapalı havzalarda sona eriyordu, ve henüz sınırları kesin bir kapalı havza teşekkül etmemişti. Tersiyerin ilk yarısındaki epirojenik hareketler sözü edilen çanakların tekamülünü tamamladı ve böylece iç İran, Seistan, Batı ve Doğu Türkistan, Çüngari, Gobi ve Çaydamın büyük bir kısmını içine alan 6.Milyon Km² lik bir bölge kapalı havza durumuna geldi.

Epirojenik hareketlerin etkileri bölge ikliminde de görüldü Havzaların çanaklaşmaları yanında kenar kısımları muazzam yükseltilere ulaştırılması ile okyanuslardan hareket eden nemli hava kütleleri bu alana sokulmaz oldu, Yağışlar azaldı ve buharlaşmanın şiddet kazandığı havzalarda tuzlu göller gittikçe kayıplara uğrayan bu tuzlu gölleri güçlükle ulaşabilen akarsulardan ibaret hareket halinde ve ancak Büyük Sahra ile mukayese edilebilecek kumul alanlar oluştu.
Dikey hareketlerle temelin sertleşmiş olduğu Hersinya ve Kaledonya kıvrım alanlarında çarpılmalar, kubbeleşmeler fakat daha çok lavların eşlik ettiği kırıklar teşekkül etti. Orulgan, Verhoyansg, Yalonoy, Stanovoy, Sayan, Hanhukei,Altaylar, Kinganlar, Horstlara, Yenisey ırmağının yukarı çığrındaki Minusinsk ile Fergana havzaları ışık Etsin ve Baykal gölleri grabenler vücut vermek üzere yükselip alçaldı.

Sonuç olarak Asya ya genel hatlarını kazandıran Tersiyerdeki Kıvrım olaylarıdır. Fakat onu bu günkü yüceliğine ulaştıran kıtaların en yücesi yapan Tersiyerin ikinci yarısından başlayarak bir türlü bitmek bilmeyen epirojenik hareketler olmuştur ve bu hareketler henüz sona ermiş değildir. Kıtanın çeşitli kısımlarında sık sık meydana gelen son derece şiddetli yer sarsıntıları bunun bariz örneğini teşkil eder.
Logged

'DÖNEN DÖNSÜN BEN DÖNMEZEM YOLUMDAN'
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: